A PHOTO

The cactus where your heart should be 

has lovely little flowers so though it’s always pricking me
my ardor never sours 
the cactus where your heart once was has power to rend and flay 
i stick because i’m stuck
because i just can’t tear myself away

http://www.youtube.com/watch?v=IIIytYyLyDg

A PHOTO

expectation & reality (Taken with Instagram)

A PHOTO

Bizler balina değiliz (Taken with Instagram)

A PHOTO

it takes a long time. (Taken with Instagram)

A VIDEO

rüyalar ülkesi

A PHOTO

#panda #love #bdsm #sketch

A PHOTO

Moz day #morrissey

A PHOTO

#panda #love #bdsm (Taken with Instagram)

A TEXT POST

rüyaüstücülük.

Çok garip ve uzun bir rüya gördüm dün.

Bir ay önce filan, annemle babamın Rusya’dan döneceği gece rüyamda annemlerin geciktiğini, onları almaya benim gittiğimi ve saat sabaha karşı olduğu için karşıya geçmek yerine taksimde otelde kalmaya karar verdiğimizi görmüştüm.

Annemler otele yerleşiyorlar, ben de kendi odama geçmek için yanlarından ayrıldığımda benim odamın sokağa atılmış bir yataktan ibaret olduğunu görüyorum ve ‘neyse yapacak bir şey yok’ diyerek yatıyorum yatağa. Sokaktan geçenleri izliyorum bir süre, sonra eski sevgililerimden biri gelip yanıma yatıyor, ‘Şu an arkadaş olabiliriz ama bir geçmişimiz olduğu için birlikte yatmamız uygun olmaz’ diyorum, gene de beraber uyuyoruz. Yatağın ucunda bir travesti var, hasta gibi yatıyor. Uykuya dalıyorum ve rüyamda yan taraftaki pastaneden poğaça aldığımı görüyorum.

Dün gördüğüm rüya da aynı yatakta başlıyor. Yanımda biri var seçemiyorum kim olduğunu, gözlerim kapanmak üzere ve canım yanıyor. Elimi karnıma götürünce ıslak ve sıcak kanı farkediyorum. ‘Vurulmuşum sanırım’ diyorum sakince, yanımdakinin elini tutuyorum. Ölmek üzereyim, farkındayım ve çok sakinim. Gözlerim yarı açık yanımdakine bakıyorum tekrar. O da aynı şekilde yatarak bana bakıyor ve elimi tutuyor. ‘Sen kimsin’ diyorum. ‘Ben kimse değilim’ diyor. Nasıl diye sorduğumda ‘ben sadece şu an yanında olmasını istediğin kişiyim’ diyor. Sonra ‘daha fazla düşünme bunu, uyu biraz’ diyor ve uykuya dalıyorum.

Uyandığımda bostancı sanayiden bizim siteye geçen dar, çalılı yoldayım. Zuhalin kucağında yatıyorum ve karnımda aynı sıcaklığı hissediyorum. Elini tutuyorum ve ‘bu işe bulaşmamalıydık hiç Zuhal’ diyorum. Çok sakinim, sanki vurulmasam da zaten o gün ölecekmişim gibi karşılıyorum. Zuhal kafamı okşuyor ve uykuya dalıyorum.

Yatağımda uyanıyorum, her zaman sarıldığım pandama sarılmışım, bir kısmına kafamı koymuşum, karnıma bakıyorum vurulmamışım, karnım şiş. ‘hamile kalmışım’ diyorum ve uykuya dalıyorum.

Bu sefer biri tarafından uyandırılıyorum, sakallı iri bir çocuk. ‘Ezgi kafanı kaldır, kolum uyuşmuş canım’ diyor, ‘Ne güzel sesi var’ diyorum. Mırıldanıyorum, kafamı kolundan kaldırıp göğsüne koyuyorum ve uykuya dalıyorum.

A PHOTO

Havada durdu. (Taken with Instagram)

A PHOTO

Bacakli biralı havuzlu fotograf da varsa yaz gelmiş demektir (Taken with Instagram)

A PHOTO

I work for industry (Taken with Instagram)

A PHOTO

tırtıllar asla asla asla kahverengi bot giymezler.